• Prof Dr Koray TEKİN

MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATI YENİ KRİTERLERİ


Mide küçültme ameliyatı yeni kriterleri

Kısa süre önce obezite cerrahisi uygulamaları genelgesi yayınlandı. Mide küçültme ameliyatına yeni kriterler adıyla basında paylaşılıyor. Genç bir insanın, Özge Şeker' in mide küçültme ameliyatı sonrası hayatını kaybetmesi, özellikle ameliyat için düşük kiloda olması da vurgulanarak basında yer aldı, Bu aslında ilk kötü haber değildi, ama Ayşe Arman'ın konuyu gündemde tutması sonucu Sağlık Bakanlığı obezite cerrahisi uygulamaları genelgesi yayınlamak durumunda kaldı. Bu genelgenin amacı hem hastaları hem de cerrahları korumak aslında, yani daha uygun şartlarda güvenli obezite ameliyatları yapılmasını sağlamak. Bu adım çok önemli tabiki, gerekliydi de. Ama bu işte yıllarını harcamış bir cerrah olarak bu önemli konuda yorum yapmaktan uzak duramadım.

Obezite cerrahisi hastalık düzeyinde şişman olanlar için önerilen bir yöntem, morbid obezite deniyor bu duruma. Kilonuz boyunuza göre çok fazlaysa morbid obez olabilirsiniz.. Hesaplaması kolay, kilonuzu boyunuzun karesine bölüyorsunuz.

Örneğin 177cm boyunda ve 98Kg ağırlığında, 98/1.77x1.77=32. BMI deniyor bu çıkan sonuca, 32 birinci derece obezite demek, yani obezitenin hafif formu. BMI 40 ve üzerinde ise morbid obez oluyor, yani 126Kg ve daha ağır olursa kişi. 126 Kg ve üzerinde olursa zayıflama ameliyatı olabilir deniyor. 100Kg olursa olamıyor. Morbid obez olmuyor o kiloda, ama mutlu da değil çoğu insan o kilodada. Düşünün ki beş yıldır yapmadığı diyet gitmediği spor salonu kalmıyor o kişinin, ama kilo veremiyor. Ameliyat olmak istiyor, ama cerrahi kriterlere uygun değilsin diyorlar ona.

Yeni genelgede cerrah karar verirken psikiyatrist, dahiliye uzmanı ve anestezist ile birlikte karar veriyor. Bu durumda obezite cerrahının çalıştığı hastanenin tam teşekkullü bir kurum olması amaçlanıyor. Hastalar zaten cerrahi öncesi dahiliye, kardiyoloji gerekiyorsa göğüs hastalıkları ve rutin endoskopik olarak değerlendiriliyorlar. Psikiyatrik değerlendirme ise gerekli duyulduğunda isteniyordu. Burada kişinin, ameliyat sonrası yeni beslenme prensiplerine uyumda problem yaşayıp yaşamayacağı değerlediriliyordu.

Ayrıca gelişmiş bir yoğun bakım şart koşuluyor.

Diğer üzerinde durulması gereken madde ise obezite cerrahisi uygulayacak genel cerrahın konuda deneyimli olması gerekliliği. En büyük zorluk burada gibi görünüyor. Ülkemizde henüz ayrı bir yan dal durumunda değil obezite cerrahisi. Bu durumda cerrahın ne kadar deneyimli olduğunu değerlendirmek zorlaşıyor. Halihazirda bir kaç ihtimal var:

1. Genel cerrahi ihtisasını yaptığı klinikte bu ameliyatlar yapılıyor olabilir. Bu ciddi bir avantaj sağlıyor.

2. Kısa yurt içi ve yurt dışı kurslar var. Buralarda esas temelleri, prensipleri öğrenmek mümkün ama tam olarak yeterli olduğu söylenemez.

3. Yurtdışında ya da ülkedeki bir obezite cerrahisi kliniğinde bir süre çalışmak. Bu yöntemde kişi ve klinik bağımlı. Değişken sonuçları olabilir. standart olmuyor.

Amerika'da obezite cerrahı olmak istiyorsanız genel cerrahi ihtisası üzerine 2 yıl üst ihtisas eğitimi almanız gerekiyor. Bu fellowship programı sonrasında diploma alınıyor. Bu standart bir eğitim şansı sağlıyor cerraha, kaliteyi artırırken komplikasyon oranlarını düşürüyor. Komplikasyon yönetimindeki başarıyı da artırıyor.

Organ nakli için ruhsat almaya çalıştığımız günleri hatırlıyorum. Hem merkeze hem de cerraha ayrı ruhsat veriliyordu. Yapılan tüm vakalar ulusal bir veri tabanına bildiriliyordu. Inanılmaz bir kontrol kalite sağlandı. Dikkat ederseniz organ nakli ile ilgili kötü haber nerede ise hiç yok basında. Avrupa ile yarışıyor organ nakli merkezlerimiz. Benzer model obezite cerrahisine de uygulanabilir. Güvenliği ve kontrolü önemli oranda artırır. Ülkemizdeki obezite cerrahisi istatistiklerini oluşturma şansımız olur.

Gelelim diğer önemli konuya:

Düşük kiloda ameliyat yapılır mı?

Ayşe Arman'ın yazısında en çok vurguladığı konu buydu. ASMBS (Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği) bu konuya şöyle tavsiyede bulunmuş:

1- Class 1 obesity (BMI 30-35) birtakım kronik yandaş hastalıkların oluşma ihtimalini artıran ya da bu hastalıkların oluşmasına neden olabilen iyi tarif edilmiş bir hastalıktır ve beklenen yaşam süresini kısaltırken, yaşam kalitesini de bozar. Bu yüzden etkili bir şekilde tedavi edilmelidir.

2- Class 1 obezitenin tedavisinde cerrahi dışı yöntemler genellikle etkili ve kalıcı kilo kaybı sağlamakta başarısız kalmaktadır.

3- Cerrahi dışı tedaviler ile etkili şekilde tedavi edilemeyen ve yandaş hastalığı olan Class 1 obezite grubundaki seçilmiş hastalar obezite cerrahisinden fayda görebilirler. 26 yıl önce obezite cerrahisi kriterlerinin dışında tutulan Class 1 obeziteyi günümüzde cerrahi yolla tedavi etmemeyi destekliyen hiçbir tıbbi kanıt yoktur.

#obezitecerrahisiyenikriterler #mideküçültmeameliyatıkriterleri #tüpmideameliyatıyenikriterleri

1,660 görüntüleme

© 2020 Prof. Dr. Koray Tekin Tüm hakları saklıdır.
Web sitesi tasarımında kullanılan tüm görseller lisanslıdır. İzinsiz başka yerlerde kullanılamaz.
Web sitesinde kullanılan tüm metinsel içerikler Prof. Dr. Koray Tekin'a aittir ve izinsiz veya kaynak göstermeden başka yerlerde kullanılamaz.
ÖNEMLİ: Bu web sitesindeki içerikler tamamiyle bilgilendirme amaçlıdır. Gerçek doktor kontrolünün ve muayenesinin yerini tutamaz. Bu sitedeki bilgilerin hekim kontrolü olmaksızın uygulanması durumunda oluşabilecek her tür şikayet ve durumdan Prof. Dr. Koray Tekin sorumlu tutulamaz. En doğru teşhis için lütfen doktorunuza başvurunuz.

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Google+ Social Icon

Hakkı Yeten Caddesi No:13 Fulya Teras Rezidans C 2 Kat 14 Daire 90 Fulya/ŞİŞLİ/İSTANBUL   TEL: 05321697212